En Son KHK Ne Zaman Çıktı? Türkiye’de KHK’nın Tarihi ve Günümüzdeki Durumu Bir sabah uyandığınızda gazetenizin köşe yazısında ya da televizyon haberlerinde, yeni bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlandığını duyduğunuzda ne hissediyorsunuz? Pek çoğumuz için bu tür haberler, belirsizlik ve kaygı yaratıyor. Çünkü KHK’lar, bazen aniden yapılan hukuki değişikliklerle hayatımıza dokunur; çalışma hayatımızı, sosyal güvencemizi ya da çok daha derin etkilerle toplumsal yapımızı şekillendirir. Türkiye’deki kamu personeli, emekli maaşları, memur hakları, kamu düzeni ve eğitim gibi pek çok alanı etkileyen bu kararnameler, genellikle toplumsal düzeyde tartışma yaratır. Ancak bu tartışmalar, daha çok kararların alındığı süreçler üzerinden değil, kararların bizlere nasıl…
Yorum BırakMekanik İlham Rehberi Yazılar
Kaynakların Kıtlığı, Seçimler ve Ekonomi: Bir Başlangıç Kaynaklar sınırlıdır; ihtiyaçlar ise sınırsız. Bu basit gerçek, hem bireysel yaşamlarımızı hem de toplumların ekonomik karar mekanizmalarını şekillendirir. Kıtlık ve seçimler arasındaki ilişkiyi düşündüğümüzde, fırsat maliyetleri ve dengeler gözümüzün önüne gelir. Bu bağlamda “istiva vakti” ve “zeval vakti” gibi kavramlar, yalnızca astronomik terimler değil; ekonomik döngüler ve karar anları olarak da düşünülebilir. Bu yazıda, bu kavramları mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden derinlemesine inceleyeceğiz. Piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah ekseninde analizler yapılacak; geleceğe dönük sorular ve düşüncelerle okuru düşünmeye davet edeceğiz. İstiva ve Zeval Vakti: Kavramsal Çerçeve Ne…
Yorum BırakKalbini Fethetmek: Bir Ekonomi Perspektifinden Atasözü mü Deyim mi? Hayatın her alanında seçimler yaparız: Ne yiyeceğimize, hangi ürünü alacağımıza ya da hangi işi yapacağımıza karar verirken, bir şekilde kaynakların sınırlı olduğunu ve her kararın bir fırsat maliyeti taşıdığını bilerek hareket ederiz. Bu bağlamda, “kalbini fethetmek” gibi halk arasında yaygın olan bir ifadeyi, tıpkı ekonomik bir karar gibi değerlendirebiliriz. Bir insanın kalbini kazanmak, temelde duygusal ve sosyal kaynakları yönetme, doğru seçimler yapma ve arzularla eylemler arasında denge kurma meselesidir. Ancak, bu ifade atasözü mü, yoksa deyim mi, sorusunun çok ötesinde, bu kavramı ekonomi perspektifinden analiz etmek oldukça ilginç bir soruyu gündeme…
Yorum BırakAkademik Duplikasyon Nedir? Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarının ardındaki psikolojik süreçleri anlamak, bazen karmaşık ve çelişkili olabilir. Hepimiz, bazen bir şeyleri tekrarladığımızı fark ederiz; ancak bu tekrarların ardında neler yattığını anlamak, sadece bireysel değil, toplumsal boyutta da önem taşır. Akademik duplikasyon, özellikle eğitim ve araştırma dünyasında sıkça duyduğumuz bir terim olsa da, psikolojik açılardan da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Aynı konuda farklı araştırmaların ya da bulguların tekrar edilmesi, bazen bilinçli bir tercih olabilirken, bazen de bilişsel ve duygusal süreçlerden kaynaklanan daha derin bir sorunun işareti olabilir. Peki, akademik duplikasyonun psikolojik boyutları nelerdir? Bunu, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji…
Yorum BırakBir gün, sabah güneşi ile gece arasındaki ince çizgide yürürken, kendime bir soru sordum: “Zaman, gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca bizim ona yüklediğimiz anlamdan mı ibarettir?” Felsefi bir merakla, zamanın algılanışı ve zamanın içinde geçirilen anların anlamı üzerine düşündüm. Bu düşünceler, beni doğal bir şekilde “Zuhr zamanı” kavramına götürdü. Zuhr, dinî bir terim olarak, özellikle İslam’da öğle namazının vaktini ifade eder. Ancak, bu kavramı bir adım daha ileriye taşıdığımızda, yalnızca dini bir anlam taşımanın ötesinde, zamanın doğası üzerine derin düşünceler uyandıran bir felsefi boyuta da taşınabilir. Zuhr zamanı ne demek? Bu soruyu, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinler üzerinden…
Yorum BırakTürk Kâbe İmamı Var Mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Dünyada güç, iktidar ve toplumsal düzen arasındaki ilişkiler, tarihsel süreçler ve kültürel etkilerle şekillenen karmaşık bir yapıdır. Günümüzün toplumsal yapılarında, bireylerin toplumsal sözleşme ve devlet ile kurduğu ilişki, sürekli olarak sorgulanan ve tartışılan bir konudur. Bu bağlamda, “Türk Kâbe imamı var mı?” sorusu, modern devletlerin inançla ilişkisini, iktidar yapılarını, toplumsal katılımı ve demokrasi anlayışlarını yeniden düşünmemizi gerektiriyor. Bu yazı, hem dini hem de siyasi kurumların meşruiyet temellerini sorgularken, iktidarın ve yurttaşlık bilincinin nasıl iç içe geçtiğine dair derinlemesine bir analiz sunmayı amaçlıyor. Bu soruyu gündeme getiren, modern Türkiye’nin siyasi yapısındaki…
Yorum BırakJandarma Arması ve Pedagojik Bir Bakış: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, bireylerin sadece bilgi edinmelerini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onların dünyayı nasıl gördüklerini ve dünyada nasıl yer aldıklarını dönüştürme gücüne sahiptir. Öğrenme süreci, her bireyin kendi benliğini keşfetmesi, gelişmesi ve topluma katkıda bulunması için bir araçtır. Bu sürecin içinde hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklar vardır. Bu yazıda, jandarma armasının pedagojik açıdan neyi temsil ettiğine odaklanacak ve eğitimde dönüşüm sağlayacak bir bakış açısı sunmaya çalışacağız. Eğitimin ve öğrenmenin bireysel gelişime nasıl katkıda bulunduğunu ele alırken, aynı zamanda toplumsal sorumlulukları, etik değerleri ve teknolojiye dayalı öğrenme yöntemlerini tartışacağız. Jandarma Arması: Simge ve…
Yorum BırakAkıncı’nın Motoru Yerli Mi? Toplumsal Yapılar ve Bireysel Etkileşim Üzerine Bir İnceleme Birçok şeyin hızla değiştiği, teknolojiyle şekillenen ve küreselleşmenin etkisiyle toplumsal normların sürekli evrildiği bir dünyada yaşıyoruz. Hayatımızın her alanında, bireysel seçimlerimiz ve toplumsal dinamikler birbirini etkiliyor, şekillendiriyor. Peki, bir toplumda, örneğin Türkiye’de, yerli üretimle ilgili tartışmalar ve bu tartışmaların toplumsal yapıya nasıl yansıdığı üzerine düşündüğümüzde ne görürüz? Bu soruyu Akıncı’nın motorunun yerli olup olmadığına dair tartışmalara dayandırarak irdeleyelim. Akıncı, Türkiye’nin savunma sanayisinin en önemli projelerinden biri olarak karşımıza çıkarken, “yerlilik” ve “bağımsızlık” gibi kavramlar etrafında dönen çok daha geniş bir toplumsal, kültürel ve ekonomik soruyu gündeme getiriyor. Temel…
Yorum BırakNormal Duruş Nedir? Bazen, günün koşturmacasında nasıl durduğumuzu bile fark etmeyiz. Bir masada çalışırken ya da toplu taşımada dururken, duruşumuzun bedenimize ve ruhumuza etkilerini göz ardı ederiz. Ama bir şeyi fark ettiğimizde, iş işten geçmiş olabilir: Omuzlarımızın çökmüş, sırtımızın kambur olması… İşte bu, normal duruşun dışında bir durumdur. Peki, normal duruş nedir ve neden bu kadar önemli? Normal Duruşun Tanımı Normal duruş, vücudumuzun doğal duruş şekli anlamına gelir. Basitçe söylemek gerekirse, sırtımız düz, omuzlarımız rahat ve başımız omurgamızla uyum içinde olmalıdır. Bu duruş, kaslarımızın eşit şekilde yük taşımalarını sağlar ve vücutta herhangi bir gerilim veya zorlanma yaratmaz. Ankara’nın iş dünyasında,…
Yorum Bırakİfrazlı Arsa Satılır mı? İktidar, Kurumlar ve Demokrasi Üzerine Bir Siyasal İnceleme Günümüzde toplumsal düzen, devletin egemenliği ve vatandaşlık ilişkileri derinlemesine sorgulanmaya devam etmektedir. Sadece yasa ve kurallarla şekillenen bir düzenin ötesinde, güç ilişkilerinin nasıl işlediği, toplumsal sınıflar arasındaki farkların ne şekilde yansıdığı, demokratik katılımın sınırlarının nerede başladığı gibi sorular, güncel siyasal tartışmaların merkezine oturmuştur. Bu çerçevede, “İfrazlı arsa satılır mı?” sorusu, sadece hukuki bir mesele olmaktan öte, toplumsal düzenin, iktidarın ve kurumların nasıl işlediğini anlamak için bir mercek sunmaktadır. İfrazlı Arsa: Hukuki ve Toplumsal Bir Bağlam İfrazlı arsa, teknik anlamda, büyük bir parselin daha küçük parçalara bölünmesiyle elde edilen…
Yorum Bırak